Back to Blog
Web • 13 Aug 2026 • 9 dk

Çok Dilli Web Sitesi Rehberi: Yapı, Çeviri ve hreflang

Çok Dilli Web Sitesi Rehberi: Yapı, Çeviri ve hreflang

Çok dilli bir web sitesi kurarken üç karar her şeyi belirler: Dil sürümleri hangi URL yapısında duracak, içerik nasıl çevrilecek ve arama motorlarına hangi sayfanın hangi dilin karşılığı olduğu nasıl söylenecek? Kısaca; her dil için ayrı ve kalıcı bir adres (çoğu işletme için /en/, /de/ gibi alt klasörler), makine çevirisiyle yetinmeyen ve hedef pazara uyarlanan içerik, ve sayfalar arasında karşılıklı tanımlanmış hreflang etiketleri. Bunların üzerine, ziyaretçinin dilini kolayca değiştirebildiği bir dil seçici eklenir.

Bu yazıda bu adımları, sık yapılan hatalarla birlikte sırasıyla anlatıyoruz. Yurt dışına satış yapmanın ödeme, lojistik ve hedef pazar seçimi tarafı ayrı bir konu; burada odak, sitenin teknik ve içerik yapısı.

1. Adım: Dil mi, ülke mi? Hedefi netleştirin

İlk karar teknik değil, stratejiktir. "İngilizce site" ile "Birleşik Krallık'taki alıcılara yönelik site" aynı şey değildir.

  • Dil hedefleme: İçerik, nerede yaşadığına bakmadan o dili konuşan herkese yöneliktir. Örnek: İngilizce bir ürün kataloğu.
  • Bölge hedefleme: İçerik belirli bir ülkeye özeldir: para birimi, teslimat koşulları, yasal metinler, iletişim numarası farklıdır. Örnek: Almanya ve Avusturya için ayrı fiyatlı iki Almanca sürüm.

Çoğu kurumsal site ve dijital katalogla ihracata açılan üretici firma için dil hedefleme yeterlidir. Ülkeye göre fiyat, stok veya yasal içerik değişiyorsa bölge hedeflemesi gerekir. Bu karar, bir sonraki adımdaki URL yapısını ve hreflang kodlarını doğrudan etkiler.

Sık hata: Bütün dilleri aynı anda açmaya çalışmak. Önce gerçekten müşteri beklediğiniz bir-iki dille başlayın; her dil, sürekli güncellenmesi gereken ayrı bir içerik demektir.

2. Adım: URL yapısını seçin

Google'ın çok bölgeli ve çok dilli siteler için yayımladığı rehber dört seçenekten söz eder ve her birinin artısını eksisini sıralar:

YapıÖrnekArtılarıEksileri
Ülke kodlu alan adı (ccTLD)firma.deÜlke hedefi çok netHer ülke için ayrı alan adı, tescil kuralları ve altyapı; yalnızca bir ülkeyi hedefler
Alt alan adıen.firma.comKurulumu kolay, farklı sunucularda barındırılabilirKullanıcı "en"in dil mi ülke mi olduğunu URL'den anlamayabilir
Alt klasörfirma.com/en/Kurulumu ve bakımı kolay, tek alan adının gücünü paylaşırTek sunucu konumu; sürümleri birbirinden ayırmak daha zordur
URL parametresifirma.com?lang=en—Google tarafından önerilmez; ayrıştırması zor

Önerimiz: Kurumsal siteler ve tek merkezden yönetilen markalar için alt klasör yapısı en dengeli seçenektir. Örnek bir yapı:

  • firma.com/ — Türkçe (varsayılan dil)
  • firma.com/en/ — İngilizce
  • firma.com/de/ — Almanca

Varsayılan dili de bir klasöre almak (firma.com/tr/) isteğe bağlıdır; önemli olan tutarlılıktır. Mevcut bir Türkçe siteniz varsa, Türkçe adresleri değiştirmeden diğer dilleri alt klasör olarak eklemek gereksiz yönlendirme yükünden kurtarır.

Sık hata: Dili çerezle veya tarayıcı ayarıyla değiştiren, ama URL'si aynı kalan siteler. Google bu konuda açık: Her dil sürümünün ayrı bir URL'si olmalı. Googlebot genellikle ABD'den tarar ve Accept-Language başlığı göndermez; bu yüzden aynı adreste dile göre değişen içeriğin bütün sürümleri taranamayabilir.

3. Adım: URL'leri ve slug'ları yerelleştirin

Alt klasörü seçtikten sonra sayfa adreslerini de çevirmeyi düşünün:

  • firma.com/hizmetler/endustriyel-sogutma
  • firma.com/en/services/industrial-cooling
  • firma.com/de/leistungen/industriekuehlung

Yerelleştirilmiş adresler hem kullanıcıya hem arama sonuçlarındaki görünüme katkı sağlar. Almanca gibi özel karakter içeren dillerde, URL'de bu karakterleri kullanmak yerine sade Latin harflere dönüştürmek (ü yerine ue gibi) paylaşım ve kopyalama sırasında sorun yaşanmasını önler. Hangi yolu seçerseniz seçin, yayına çıktıktan sonra adresleri değiştirmemek için kararı baştan verin.

4. Adım: Çeviriyi değil, yerelleştirmeyi planlayın

Çok dilli sitelerin en zayıf halkası genellikle çeviri kalitesidir. Türkçe metni bir araçtan geçirip yayımlamak hızlıdır ama sonuç çoğu zaman yapay, teknik terimleri yanlış ve hedef pazardaki alıcıya hitap etmeyen bir metindir.

  1. Kaynak metni önce düzeltin. Türkçe metin belirsizse çevirisi de belirsiz olur. Çeviriye göndermeden önce cümleleri sadeleştirin, şirket içi kısaltmaları açın.
  2. Terim listesi hazırlayın. Ürün adları, teknik terimler ve sabit ifadeler için bir sözlük oluşturun (ör. "kompanzasyon panosu" → "power factor correction panel"). Çevirmen ve sonraki güncellemeler aynı terimi kullanır.
  3. Makine çevirisini yalnızca taslak olarak kullanın. Yapay zekâ ve çeviri araçları iyi bir ilk taslak üretebilir; ancak yayımlanmadan önce o dili ana dili gibi bilen, tercihen sektörü tanıyan biri tarafından düzeltilmelidir. Google'ın spam politikaları da insan katkısı olmadan toplu biçimde çevrilerek üretilen, kullanıcıya değer katmayan sayfaları istismar örnekleri arasında sayar.
  4. Hedef pazara uyarlayın. Birimler (metre/feet), tarih ve sayı biçimleri, para birimi, telefon formatı, referans örnekleri ve görseller. Türkiye'deki müşterilerinize yönelik bir kampanya metni, Alman bir satın alma müdürüne aynı etkiyi yapmaz.
  5. Arama dilini araştırın. Hedef pazardaki insanlar ürününüzü hangi kelimelerle arıyor? Doğrudan çeviri ile yerel kullanım çoğu zaman farklıdır. Bunun için anahtar kelime araştırması rehberimizdeki yöntemleri hedef dilde uygulayın.
  6. Meta verileri de çevirin. Sayfa başlığı, meta açıklama, görsel alt metinleri, form etiketleri, hata mesajları, e-posta bildirimleri ve 404 sayfası. Arayüzün yarısı Türkçe kalmış bir İngilizce sayfa, güveni hızla düşürür.

Sık hata: Ana içerik Türkçe kalırken yalnızca menünün ve footer'ın çevrilmesi. Google'ın rehberine göre ana içerik çevrilmediğinde sayfalar birbirinin kopyası sayılabilir.

5. Adım: hreflang etiketlerini doğru kurun

hreflang, arama motorlarına "bu sayfanın şu dillerde karşılıkları var" diyen bir işarettir. Böylece Almanca arama yapan kullanıcıya Almanca sürüm, Türkçe arayana Türkçe sürüm gösterilir. Örnek olarak firma.com/hizmetler/endustriyel-sogutma sayfasının <head> bölümüne şu satırlar eklenir:

  • <link rel="alternate" hreflang="tr" href="https://firma.com/hizmetler/endustriyel-sogutma" />
  • <link rel="alternate" hreflang="en" href="https://firma.com/en/services/industrial-cooling" />
  • <link rel="alternate" hreflang="de" href="https://firma.com/de/leistungen/industriekuehlung" />
  • <link rel="alternate" hreflang="x-default" href="https://firma.com/en/services/industrial-cooling" />

Uymanız gereken kurallar:

  1. Karşılıklılık: Aynı set, üç sürümün her birinde birebir yer almalı. A sayfası B'yi gösterip B sayfası A'yı göstermiyorsa etiketler yok sayılabilir.
  2. Kendine referans: Her sayfa, setin içinde kendisini de listelemeli.
  3. Tam adres: URL'ler protokol dahil tam olarak yazılmalı (https://...).
  4. Doğru kodlar: Dil kodu ISO 639-1 (tr, en, de), bölge kodu ISO 3166-1 Alpha 2 biçiminde olmalı (en-GB, de-AT). Bölge kodu tek başına kullanılamaz; ilk kod her zaman dildir. Birleşik Krallık için en-UK değil en-GB yazılır.
  5. x-default: Ziyaretçinin dili hiçbir sürümle eşleşmediğinde gösterilecek sayfadır. Genellikle İngilizce sürüm veya bir dil seçim sayfası olur.
  6. Canonical ile uyum: Her dil sürümünün canonical etiketi kendisini göstermeli; İngilizce sayfanın canonical'ı Türkçe sayfayı gösterirse hreflang sinyali çelişkiye düşer. Canonical konusunun ayrıntıları teknik SEO kontrol listemizde.

hreflang üç yolla verilebilir: sayfanın HTML başlığında, HTTP başlığında (PDF gibi HTML olmayan dosyalar için) ya da XML site haritasında. Google üçünü eşdeğer kabul eder; birini seçip tutarlı biçimde kullanmak yeterlidir. Sayfa sayısı fazla olan sitelerde site haritası yöntemi yönetimi kolaylaştırır.

Ayrıca her sayfanın <html> etiketinde dili belirtin (lang="de"). Google dili tespit etmek için bu özniteliği kullanmadığını belirtse de tarayıcılar, ekran okuyucular ve çeviri araçları için gereklidir.

6. Adım: Kullanışlı bir dil seçici yapın

  1. Her sayfada, aynı yerde: Genellikle sağ üst köşe veya footer. Ziyaretçi aramak zorunda kalmamalı.
  2. Dil adlarını kendi dillerinde yazın: "Deutsch", "English", "Türkçe". Almanca konuşan biri "Almanca" kelimesini tanımayabilir.
  3. Bayrak kullanmayın: W3C'nin önerisi açık: Bayraklar ülkeyi temsil eder, dili değil. İngilizce için hangi bayrağı kullanacaksınız? Bölgeye özel sürümleriniz varsa bayrak, dil adının yanında yardımcı olarak kullanılabilir.
  4. Karşılık sayfaya götürün: İngilizce hizmet sayfasındaki ziyaretçi "Türkçe"ye tıkladığında Türkçe ana sayfaya değil, aynı hizmetin Türkçe sayfasına gitmeli. Karşılığı olmayan sayfalarda en yakın üst sayfaya yönlendirin.
  5. Seçimi hatırlayın: Kullanıcı bir dil seçtiyse bu tercih saklanmalı ve sonraki ziyaretlerde ona saygı gösterilmeli.

Otomatik yönlendirme konusunda dikkat: Ziyaretçinin IP adresine veya tarayıcı diline bakarak onu zorla başka bir dile yönlendirmek önerilmez. Google, bu tür yönlendirmelerin kullanıcıların ve arama motorlarının bütün sürümlere ulaşmasını engelleyebileceğini belirtir. Daha iyi bir yol, tarayıcı dili farklıysa sayfanın üstünde kapatılabilir bir öneri göstermektir: "This page is also available in English."

7. Adım: İçerik yönetimini ve süreci kurun

Çok dilli siteler genellikle yayından birkaç ay sonra bozulur: Türkçe sayfa güncellenir, diğerleri eski kalır.

  • Bağlantılı içerik yapısı: Yönetim panelinde her sayfanın dil karşılıkları birbirine bağlı olmalı. Böylece hreflang etiketleri ve dil seçici otomatik üretilir, elle hata yapılmaz.
  • Güncelleme kuralı: Kaynak dildeki bir sayfa değiştiğinde diğer dillerin de güncellenmesi gerektiğini gösteren bir işaret veya iş akışı. Basit bir "çeviri bekliyor" etiketi bile işe yarar.
  • Kapsam kararı: Her içeriğin her dilde olması gerekmez. Türkiye'ye özel bir duyuru veya yerel bir blog yazısı yalnızca Türkçe kalabilir. Önemli olan, hangi sayfaların çevrileceğini bilinçli seçmek ve karşılığı olmayan sayfalar için hreflang üretmemektir.
  • Formlar ve bildirimler: İngilizce formdan gelen talep, satış ekibine "İngilizce talep" olarak işaretli gelmeli; otomatik yanıt e-postası da formun dilinde gönderilmeli.

8. Adım: Yayın öncesi ve sonrası kontrol

  1. Her dil sürümünün kendi URL'sinde açıldığını ve dizine eklenmeye izin verildiğini kontrol edin.
  2. Rastgele seçtiğiniz beş sayfanın kaynak kodunda hreflang setinin eksiksiz ve karşılıklı olduğunu doğrulayın.
  3. Dil seçicinin her sayfada doğru karşılığa gittiğini test edin.
  4. Çevrilmemiş kalan arayüz metinlerini (buton, hata mesajı, çerez bildirimi) arayın.
  5. Her dil için ayrı XML site haritası veya hreflang içeren tek bir site haritası gönderin.
  6. Yayından sonra Search Console'da ülke ve dil bazında performansı izleyin. Rapor okuma için Google Search Console rehberimize göz atabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Google Translate eklentisi koymak yeterli mi?

Hayır. Bu tür eklentiler sayfayı ziyaretçinin tarayıcısında anlık çevirir; ortada ayrı bir URL ya da dizine eklenebilir bir içerik yoktur. Arama motorları açısından siteniz tek dilli kalır, çeviri kalitesi de kontrolünüz dışındadır.

Alt alan adı mı, alt klasör mü daha iyi?

İkisi de doğru kurulduğunda çalışır. Alt klasör, tek bir sitenin bakımını ve otoritesini bir arada tuttuğu için çoğu işletmede daha pratiktir. Farklı ülkelerde farklı ekiplerin ve sunucuların yönettiği büyük yapılarda alt alan adı veya ülke alan adları tercih edilebilir.

Her dilde aynı içerik mi olmalı?

Ana sayfalar ve hizmet/ürün sayfaları genellikle her dilde karşılık bulur. Ancak içerik birebir aynı olmak zorunda değildir; hedef pazara göre farklı örnekler, referanslar veya vurgular kullanmak çoğu zaman daha iyi sonuç verir.

hreflang olmadan da çok dilli site çalışır mı?

Çalışır, ama arama motoru hangi sürümü hangi kullanıcıya göstereceğine kendi tahminiyle karar verir. Özellikle aynı dilin farklı bölge sürümleri varsa (ör. en-GB ve en-US) hreflang olmadan yanlış sürümün gösterilme ihtimali artar.

Arapça gibi sağdan sola yazılan diller ek iş gerektirir mi?

Evet. Sayfa yönünün (dir="rtl") değişmesi; menü, ikonlar, form düzeni ve hizalamaların aynalanması gerekir. Bu, tasarım aşamasında planlanması gereken ayrı bir iş kalemidir.

Mevcut tek dilli siteye sonradan dil eklemek zor mu?

Altyapıya bağlıdır. Dil desteği olan bir içerik yönetim sisteminde yeni dil eklemek görece kolaydır; metinlerin koda gömülü olduğu sitelerde ise önce metinlerin çevrilebilir bir yapıya taşınması gerekir. Bu yüzden ileride dil eklemeyi düşünüyorsanız, ilk kurulumda bunu söylemeniz maliyeti azaltır.

Para birimi ve fiyatlar dil sürümüne mi bağlı olmalı?

Fiyat ve para birimi genellikle dile değil, ülkeye bağlıdır. İngilizce konuşan bir ziyaretçi farklı ülkelerden gelebilir. Fiyat gösteriyorsanız bölge hedeflemesini, para birimi seçimini ve ödeme altyapısını dil yapısından bağımsız olarak ayrıca planlayın.

Sonuç

Çok dilli bir site, aynı sitenin birkaç kopyası değil; her dilde kendi ziyaretçisine hitap eden, birbirine doğru bağlanmış sürümlerden oluşan bir yapıdır. Doğru URL yapısı, özenli bir yerelleştirme, karşılıklı hreflang etiketleri ve kullanışlı bir dil seçici bu yapının dört ayağıdır.

Nexova Studio olarak web geliştirme projelerinde çok dilli yapıyı, içerik yönetimini ve hreflang kurulumunu baştan planlıyoruz. Sitenize yeni bir dil eklemeyi düşünüyorsanız bize ulaşın.

Kaynaklar

Need help with this topic?

We offer professional services in this area at Nexova Studio.

Contact Us